Mahmut Özturan ile Felsefe Sohbetleri

DOĞRULUK

"Doğruluğun temel gereksinimi, evrensel değerlere saygıdır."

Doğruluk, ruhsal değerlere sahip olmayı gerektirir. Değerleri olmayan bir insanın doğruluğu bilmesi, tanıması, yaklaşması ve yaşaması zor olur. Tümel yaşamda, insanların iyiliği için evrensel değerlerin önemli bir yeri vardır. İnsanların iyiliğine olan her olgu, her kavram, her düşünce bir değer temellidir ve her durumda doğrulukla bağıntılıdır. Doğruluk, insanları her zaman iyiliğe götürür, iyilikler kazandırır, iyilikler yaşatır. Evrensel değerler, çok uzun yaşam süreçlerinde doğruluğu ve insan yaşamına katkısı deneyimlenmiş ve yaşanılarak kanıtlanmış gerçekliklerdir ve tartışmasız her akıl sahibi insan tarafından da kabul edilir. Evrensel değerler, “insanların iyiliği için” nitelikli olduğuna göre, doğru şeylerin de hep insanların iyiliği için olduğu herkes tarafından bilinir. Normal koşullarda, normal bir insanın mutlaka birtakım değerleri olur, çünkü her insanın yaşamında birtakım öncelikleri, yaşamında daha çok önem verdiği konular ya da kavramlar vardır, olur. Yaşamında birşeyleri önemsemeyen bir insanın var olabileceğini düşünmek aklı zorlar. Ancak bu önemsenen, önem verilen şeylerin niteliği üzerinde durulması gerekir.

Yaşamlarımızda önem verdiğimiz şeylerin niteliği, niceliği, kalitesi, basitliği, sıradanlığı; bizim kişiliğimizi, yaşamdan ne anladığımızı ve hedeflerimizin, yaşamsal amaçlarımızın basitliğini ya da yüceliğini gösterir. Sıradan ve basit şeylerin önemsenmesi, basit şeylere değer yüklenmesi, kişiyi basitliklere götürür ve değerlerden uzaklaştırır. Günlük yaşamın geçici ve sıradan istek ve gereksinimlerine yaşamsal önem yükleyerek değerleştirmek, bir insanın kendi ruhsal dünyasına yapabileceği en büyük yanlış olacaktır. Basit bir nesnenin güncel gereksinimi nedeniyle önem yüklenerek değerleştirilmesi, kişinin değerlerini nesnelleştirir. Nesnel değerler, kişiyi bencilliğe sürükler ve evrensel değerlerden uzaklaştırır. İyilik, doğruluk, hak, adalet, yardımseverlik gibi erdemler, nesnelere değer yükleyen insanlarda pek görülmez, çünkü nesnelere önem veren ve değer yükleyen insanlar, çoğunlukla günlük gereksinimlerini, yaşamlarının en büyük hedefleri yerine koyarlar.

İnsanları doğruluğa; doğru olmaya, doğru konuşmaya, doğru yaşamaya yönelten en büyük, en temel, en güçlü etken; kişiliğin sahip olduğu iyilik alyapısıdır. Bu aynı zamanda insanın değerlerinin olmasını ve bu değerlerine bağlı ve saygılı olmaklığı da gerektirir. Değerlere sahip olunmayan bir yaşamdan, değerleri olmayan bir insandan iyilik amaçlı ve iyilik sonuçlu eylemler beklenmez. İyilik, insana saygı ve insanlığa sevgi duyulmasını gerektirir. Ancak bu durumda insanlar iyilikle doğruluğa yönelirler. Başkalarının haklarına, varlıklarına, yaşamına saygı duymak, iyi insan olmanın gerektirdiği önemli bir koşuldur. Diğer insanların tüm yaşamsal haklarını ve değerlerini saygıyla kabul eden kişi, iyi ve doğru olarak görülür ve kabul edilir. Bir insanın diğer insanların haklarına ve değerlerine saygı duyuyor olması, genel anlamda tüm insanlığa saygı duyuyor olarak kabul edilir. Başkasının haklarına ve değerlerine saygı duyan bir insan, saygındır ve akıllı insanlardan saygı görür. İşte iyilik budur, doğruluğa götüren yol budur.

İyilik ve doğruluk arasındaki yakın ilgi ve bağıntıyı iyi anlamak gerekir. İyi olan her şey doğruyla; doğru olan her şey iyiyle mutlaka bağıntılı ve ilgilidir. Doğrunun kötü olması, ya da iyinin yanlış olması beklenmez, düşünülmez. Eğer doğru olan iyi ve iyi olan da doğru ise, bu iki kavramı birlikte düşünmek, anlamak ve birlikteliğini, içiçeliğini, bütünlüğünü kavramak gerekir. Bu durumda, iyilik isteyen herkesin doğru olmak için gayret ediyor olması gerekir. İyiliği sadece kendileri için isteyenler zavallılıklarının farkında olamazlar ve çevreleri tarafından “iyi” olarak anılmazlar. Çünkü iyilik, gerçekte herkes için, tüm insanlık için olmalıdır ki bir anlam kazanabilsin, bir değer olabilsin. Evrensel değerleri kabul etmek, yaşamak ve saygı göstermek, bir insanın genel yaşamdaki yerini, çevresindeki insanlar arasındaki değerini belirlerken, iyi ve doğru bir insan olarak gösterilecek ve kabul edilecektir.

Mahmut Özturan